çökmek

-er nsz
1. 倒坍; 沉降, 下陷, 凹陷: ev \çökmek 房子倒坍 tavan \çökmek 屋顶坍下 yol \çökmek 道路塌陷
2. 蹲下, (猛地)坐下; (骆驼等)跪卧: diz \çökmek 屈膝, 下蹲 Kadehi masanın kenarına bırakıp teklifsizce koltuğa çöktü. 他把杯子放在桌边, 毫不客气地一屁股坐在椅子上。Soluk soluğa yere çöktü. 他气喘吁吁地坐在地上。
3. (烟雾等)弥漫; (夜色、灾难等)降临: sis \çökmek 下雾 duman \çökmek 烟气弥漫 karanlık \çökmek 夜色降临 felâket \çökmek 灾难降临 Salona bir sessizlik çöktü. 大厅里一片沉静。
4. 沉淀
5. 瓦解, 崩溃, 解体: Batı cephesi çöktü. 西线崩溃了。Bizans imparatorluğu 1453'te çöktü. 拜占廷帝国于1453年解体。
6. 变得虚弱: Bir hafta hasta yatınca hayli çöktü. 卧病一周之后他变得非常虚弱。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • çökmek — nsz, er 1) Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak Toprak çökmek. Yol çökmek. 2) Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak Tavan çökmek. Döşeme çökmek. Ev çökmek. 3) e Çömelmek Suyun başına çöküp ellerini, yüzünü yıkamaya koyuldu. H. F. Ozansoy 4) e… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çökmek — diz çökmek, dibe çökmek II, 21, 33 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • lök gibi çökmek — bir yere bütün heybetiyle, ağırlığıyla çökmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağırlık basmak (veya çökmek) — 1) gevşeklik ve uyku gelmek 2) ağır bir hava kaplamak, sessizlik oluşmak Yavaş yavaş bir ağırlık çöktü. Bir sakinlik herkesi kapladı. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • diz çökmek — 1) dizlerini yere koyarak oturmak Beni dinleyin deyip hemen önümüze diz çöktü. S. M. Alus 2) dize gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • diz üstü çökmek — dizleri yere gelecek biçimde eğilmek veya oturmak En son Bektaş Ağa çöktü diz üstü. Y. K. Beyatlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • durgunluk çökmek — sessiz, sakin duruma girmek Posta kâtibi eskiden çok sert bir adamdı. Fakat gitgide ona garip bir durgunluk çökmüştü. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hüzün çökmek — (içine bir) hüzünlenmek İçinde henüz bir cenaze çıkmış evi andıran Hollanda Hariciye Nezaretini terk ederken yüreğime bir hüzün çökmüştü. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ıssızlık çökmek — ıssız, tenha duruma gelmek, tenhalaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâbus basmak (veya çökmek) — 1) kötü rüya görmek 2) büyük sıkıntı, korku duymak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karanlık basmak (veya çökmek) — hava kararmak Akşamdı, ortalığa hafif bir karanlık çökmüştü. R. N. Güntekin Tekrar ana yola geldiğim zaman karanlık basmıştı. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.